Dijital Kale

Dan Brown’ın 1998 yılında yazdığı ilk romanını sonunda okumak nasip oldu. Daha önce Dan Brown okumamış biri olarak, başlangıç için doğru tercih yaptığımı da rahatlıkla söyleyebilirim. Son dönemlerin ünlü bir yazarını takip etmemek, gözden çıkarmakta olmazdı zaten…

Dan Brown’ın Da Vinci Şifresi ile Melekler ve Şeytanlar kitabı bildiğiniz üzere beyaz perdeye de uyarlanmıştı. O kitapları okumadım ama, Dijital Kale’de filme uyarlanmaya müsait bir yapısı var. Kitap senaryo gibi yazılmış. Çok akıcı ve aksiyon bölümleri okuyucuya iyi aktarılmış. Belki alakasız olacak biliyorum ama, bir an aklıma Stephen King kitapları geldi. Stephen King kitaplarını okurken de kendimi senaryo okuyormuşum gibi hissediyorum. Keza, King’in de bir çok kitabı beyaz perdeye taşınmış durumda.

Ancak Dijital Kale, filme uyarlansa sanırım pek tutmazdı ve bende pek beğenmezdim. Çünkü konusu bana basit gibi geldi. Tipik bir Amerikan Televizyon filmi olur bu konuyla. Buna rağmen kitap olarak hoşuma gitti. Sürükleyici ve akıcı. Olaylar hızlı gelişiyor. Sayfaları ardı ardına çeviriyorsunuz.

Yanlız kitabı okuyabilmeniz için biraz olsun bilgisayar ve teknoloji dünyasına merak duymanız gerekebilir. Matematik, bilgisayar ve algoritma kitap boyunca gözünüze gözünüze sokulacak. Şifreler arasında kaybolacaksınız. İşte bu nedenle teknolojik şeyleri pek sevmiyorsanız uzak durabilirsiniz. Çünkü yazar, çok fazla teknolojik terimler üzerinde duruyor. Anlayabilmeniz bir noktadan sonra zorlaşabilir.

Kitabın konusu ise şöyle; Ulusal Güvenlik Teşkilatı (NSA) , ABD istihbarat ağının belkemiğini oluşturan bir kuruluştur. Yörüngedeki casus uyduları, dünyanın her tarafındaki dinleme istasyonları ve ajanları aracılığıyla elektronik iletişim ortamlarını izlerken ABD’nin düşmanı olan devletleri ve suç örgütlerini takip eden teşkilatın en büyük güvencesi TRNSLTR adlı şifre çözücü bilgisayardır. İletişimin artık e-posta ve internete dayandığı bir dünyada, mesajların şifrelerini hızla çözen, üç milyon işlemciye sahip ve koca bir binanın içine ancak sığan bu süper bilgisayar, en zor şifreleri bile dakikalar içinde çözerek Amerikan istihbaratına sürekli bilgi sağlamaktadır.

Ama bir gün, TRNSLTR’nin çözemediği bir şifreyle karşılaşılır. Eski bir NSA çalışanı olan bir bilgisayar dâhisi, NSA bütün dünya insanlarının iletişim mahremiyetini ihlal ettiği için TRNSLTR’nin varlığını açıklayıp kamuoyundan özür dilemediği takdirde bu şifreyi herkesin kullanımına açacağını söyler. Bu da, artık dünyadaki bütün mesajların ‘Dijital Kale‘ adlı bu algoritma ile şifrelenmesi ve NSA’nın kör olması anlamına gelir.

Bu sorunun üstesinden gelmesi için, zeki olduğu kadar çekici bir kadın olan, NSA’nın baş kriptografı (şifrecisi) Susan Fletcher çağrılır. Susan’ın, genç bir profesör olan sevgilisi, dilbilimci David Becker‘ın da bu konu için ve tesadüfi gibi görünen bir şekilde İspanya’ya gönderilmesi, olayların karışmasına, NSA’nın içine bir gölge düşmesine ve içinde entrikaların ve cinayetlerin de olduğu, zamana karşı bir yarışın başlamasına yol açar…

Sonuç olarak Dijital Kale yazarın ilk kitabı bunu bilmek gerek. Diğerlerini okumadım  ama çıtayı yükseltiği aşikar. Sürükleyici, bol aksiyonlu bir macera kitabı arıyorsanız ve teknolojiye, şifreleme tekniklerine de merakınız varsa kaçırılmaması gereken bir eser.

Mikroekran'a kaydol! Geri Bildirim / İçeriği Şikayet Et