Şikede Karar mı? Kararsızlık mı?

Şike soruşturması başlayalı 2 ay kadar oluyor. Bu süreçte bir çok kişi gözaltına alındı. Kimi tutuklandı, kimisi de salıverildi. Çok şey yazıldı, konuşuldu. Bir çoğumuz birşey bilmediği halde spor hukukçusu kesildik. Hepimizin bir kararı vardı kafasında.

Medya ve televizyonda konuşulup, yazılanlarda pek farklı değildi. Ta ki dün TFF Başkanı Aydınlar kararı açıklayıncaya kadar. Aslında bir karardan da söz etmek zor. Kararsızlığı açıklamış oldular. Ya da bizlere öyle göründü. Çok acele ediyor da olabiliriz. Ama İtalya öneği akla gelince ne kadar hızlı karar verdikleri ortaya çıkıyor. Dava sonuçlanmadan karar vermişlerdi. Bizim federasyon beklerse ülke futboluna yazık olacakmış gibi bir his var içimizde…

Neden yazık olacak? Çünkü UEFA’nın katı kuralları devreye girebilir. UEFA, milli takım dahil tüm kulüplerimize yaptırımlarda bulunabilir. Bunun yakın tarihimizde bile bir çok örneği var. Özellikle de hatırlarsanız UEFA’nın yüzde bir ihtimalle bile şike konusunda şüpheniz varsa yollamayın dediği bir ortamda başkanı ve yöneticileri şike ile tutuklanan takımları göndermek Türk Futbolu adına sonun başlangıcıdır.

TFF bir karar vermeliydi. Şike var veya yok diyebilmeliydi. Üstelik dosya dosya belgeler kozmik odada etik kurul tarafından incelenmişken. O dosyalar boşmuydu diye merak ediyor insan. Üstelik bu süreçte öğrendiğimiz kadarıyla ceza hukuku ve spor hukuku ayrı merciler. Ceza hukukuna göre suç teşkil etmeyen bir durum, spor hukukuna göre cezai müeyyide gerektirebilir. “Dünyada iki hukuk düzeni vardır, biri Devletlerin hukuk düzeni, diğeri sporun hukuk düzenidir” tanımlaması göz ardı edilmiştir. Üstelik bu durum Türkiye Cumhuriyeti Anayasası’nın 59. maddesine yapılmış olan hüküm ilavesi ile Anayasa düzeyinde tescil edilmiştir. Yani kısaca karar vermek için iddianamenin beklenmesi gerekmemektedir.

Ayrıca sormak istiyorum sizlere, şikede adı geçen takımlarımızın isimleri Fenerbahçe felan değilde daha küçük bütçeli takımlar olsaydı. Aynı karar veya kararsızlık çıkarmıydı. Bence derhal karara bağlanırdı. Çünkü özellikle de Fenerbahçe’yi kurtarma yarışı başlamıştı. Sayın Spor Bakanımız bile medyaya “aman ligin değeri düşmesin” gibi açıklamalar yaparken, Galatasaray Başkanı’nın sesi kıstırılırken şikeden bir sonuç çıkmayacağı anlaşılmıştı bile.

Aslında yazık. TFF dün resmi olarak bu ülkede şike ve teşvik primine izin vermiştir. Artık bu ülkede şikesiz maç izlemek mümkün olmayacaktır. Türk futbolu bu kararsızlıkla karanlığa doğru çekilmek istenmektedir.

Mikroekran'a kaydol! Geri Bildirim / İçeriği Şikayet Et