Alaska’nın Satılmış Olması

ABD’nin yüzölçümü en büyük eyaleti Alaska, 30 Mart 1867’de 7,2 milyon dolar karşılığında Ruslardan alınır. Miktar gözünüze az gelmesin zira günümüz itibarıyla yaklaşık 16 milyar 700 milyon dolara karşılık gelmekte. Önemli yer altı kaynaklarının bulunması, 1880 ve 90’larda çok sayıda kişinin bu bölgeye yerleşmesine neden oldu.

ABD’nin yüzölçümü en büyük eyaleti Alaska, 30 Mart 1867’de 7,2 milyon dolar karşılığında Ruslardan alınır. Miktar gözünüze az gelmesin zira günümüz itibarıyla yaklaşık 16 milyar 700 milyon dolara karşılık gelmekte. Önemli yer altı kaynaklarının bulunması, 1880 ve 90’larda çok sayıda kişinin bu bölgeye yerleşmesine neden oldu. II. Dünya Savaşı yıllarında Japonların bu alandaki baskısı Alaska’da savunma tesisleri kurulmasını zorunlu kıldı. Rus İmparatorluğu’nun topraklarının yüzde 13,8’ini kapsayan Alaska, 3 Ocak 1959’da 49. eyâlet olarak ABD’ye katıldı. 1968’de Kuzey Kutbu kıyı ovasında petrol ve doğal gaz yatakları bulunmasıyla daha da gelişti.

4 Ekim 1853 – 30 Mart 1856 tarihleri arasındaki Osmanlı-Rus Savaşı olarak bilinen Kırım Savaşı’nda kasası boşalan, ekonomik olarak facia eşiğindeki Ruslar – şimdiki adıyla Rusya, Çar 2. Aleksandr’ın dahiyane önerisi sonrası; petrol başta olmak üzere orman, nehir ve deniz ürünleri bakımından son derece zengin bölgeyi Amerikalılara satar. Tabi o dönemler doğalgaz bakımından da son derece önemli bir alan olduğu bilinmiyordu. Donmuş Alaska için her yıl 200 bin dolar harcamak, üstelik sadece 40 bin dolar kazanabilmek Ruslar için pek de mantıklı gelmemiş olsa gerek. İşin garibi, şimdilerde de Amerika’da “trilyon dolarlık” borcu ödemek için bölgenin tekrar Ruslara satılması tartışılıyor.

Satışta birçok ihlal yapıldığı, Rusya’nın istese Alaska’yı bugün geri alabileceği, Alaska satışının parasının tamamının Rusya’ya; “taşıyan geminin batması yüzünden” gelemediği, bölgenin satılmadığı sadece 99 yıllığına kiralandığı ancak Rusların ne hikmetse geri almak istemediği konu hakkındaki en popüler söylentilerden. Dönemin ABD Dışişleri Bakanı William H. Seward’ın satışta “aslan payını cebe indirdiği”, satışı organize eden Rusya ABD Büyükelçisi Eduard Stekl’in de çardan ayrıca mükafat aldığı öne sürüldü. Satıştan birkaç yıl sonra Alaska’da altın madenleri ile zengin petrol ve doğal gaz yatakları bulunması söylentileri daha da artırdı. Yine dedikodulara göre, Alaska’yı satma teklifi hem zamanında Amerikalılara hem de İngilizlere sunulmuş ve belki ikisini de gazlayıp fiyat yükseltirim diye düşünülmüş, fakat Britanya teklifle pek az ilgilenmiş. Uzak bir yerdeki savaşa girmeye bile değer görülmeyen bir sömürgeyi besleme ve koruma sıkıntıları da tabi satışta etkili olmuş. ABD’de ise “işe yaramaz bir buz kütlesine bu kadar fazla para ödenmesine” tepki gösterilmiş. Uzmanların çoğu, Rusya satmasa bile ABD’nin Alaska’yı ele geçirmiş olacağı konusunda hemfikir. Bu fikre gerekçe olarak, 1823 yılında, dönemin ABD Dışişleri Bakanı John Adams’ın, Rusya’nın Kuzey Amerika’daki koloniler üzerinde en ufak bir söz hakkı olmadığı açıklaması ve ABD’nin 24’üncü Dışişleri Bakanı William H. Seward’ın, “ABD’nin zamanla bütün gezegeni ele geçirmesini” öngören programı gösteriliyor.

 

 

 

 

 

 

Mikroekran'a kaydol! Geri Bildirim / İçeriği Şikayet Et